M G H U K U K

Yükleniyor

İhtiyati Haciz Kararı

Ana Sayfa İhtiyati Haciz Kararı

İhtiyati Haciz Kararı

İhtiyati haciz kararı, alacaklının alacağını teminat altına almak amacıyla mahkemeden aldığı geçici bir tedbirdir. Bu tedbir, alacaklıya borçlunun mal varlığı üzerinde bir hak tesis etme imkânı sağlar ve böylece borçlunun mal varlığını koruma altına alır. İhtiyati haciz, alacaklının hukuki süreçteki haklarını korumasına ve alacağını tahsil etmesine olanak tanır. Ancak ihtiyati haciz, kesin bir haciz kararı değildir ve alacaklının talebiyle mahkeme tarafından verilir.

Bu makalede, ihtiyati haczin nasıl alındığı, uygulama alanı, kaldırılma yöntemleri ve haksız ihtiyati haciz durumunda tazminat hakkı gibi konular ele alınacaktır. Kadıköy Avukatı MG Hukuk Bürosu olarak müvekkillerimize İhtiyati Haciz Kararına ilişkin hukuki danışmanlık ve etkin avukatlık hizmeti vermekteyiz.

İhtiyati Haciz Kararı Nedir?

İhtiyati haciz kararı, alacaklının alacağını teminat altına almak amacıyla mahkemeden aldığı geçici bir tedbirdir. Bu karar, borçlu tarafından ödeme yapılması veya belirli eylemlerin gerçekleştirilmesi amacıyla talep edilir ve mahkeme tarafından belirli şartlar altında verilir. İhtiyati haciz, alacaklının borçlunun mal varlığı üzerinde bir hak tesis etme imkânı sağlar. Bu, borçlunun mal varlığının alacaklının alacağını karşılama potansiyelini koruma altına alır.

İhtiyati haciz kararı genellikle borçlunun mal varlığının haczedilmesini, belirli malların satılmasını veya başka bir şekilde tasarruf edilmesini engeller. Bu şekilde, alacaklıya borçlunun alacağını tahsil etme sürecinde bir güvence sağlanmış olur. İhtiyati haciz kararı, alacaklının alacağını koruma altına almasına ve hukuki süreçteki haklarını güvence altına almasına yardımcı olur.

Ancak önemli bir nokta, ihtiyati haciz kararının kesin bir haciz kararı olmadığıdır. Yani, ihtiyati haciz, alacaklının alacağını kesin olarak tahsil etme hakkını vermez. Bu nedenle, ihtiyati haciz kararı alacaklıya borcunun tamamını tahsil etme garantisi sağlamaz; sadece borçlunun mal varlığını belirli bir süre için koruma altına alır. Bu süreçte, mahkeme genellikle borçluya ve alacaklıya karşı belirli yükümlülükler getirebilir veya bazı şartları yerine getirilmesini talep edebilir. İhtiyati haciz uygulamada genellik senet alacağı, çek alacağı ve kesinleşmiş fatura alacağı gibi durumlarda gündeme gelmektedir.

İhtiyati Haczin Kanuni Düzenlemesi

Mevzuatımızda ihtiyati haczin kanuni düzenlemesi İcra ve İflas Kanunu’nda 257. madde ile 268. Maddeler yer almaktadır.

İcra İflas Kanunu Madde 258:

“İhtiyatî hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.

Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.

İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.”

İcra ve İflas Kanunu’na göre, ihtiyati haciz , alacaklının alacağını güvence altına almak için talep ettiği geçici bir tedbirdir. Bu kanun, alacaklının alacağını tahsil etmek için ihtiyati haciz kararı alabilmesi için gerekli şartları ve süreçleri belirler. İhtiyati haciz genellikle mahkeme tarafından verilir ve belirli şartların yerine getirilmesine bağlıdır.

İİK’nın ilgili maddeleri, ihtiyati haciz kararının hangi koşullarda ve nasıl verileceğini, bu karara itiraz edilmesi durumunda yapılacak işlemleri, ihtiyati haciz kararının kaldırılması veya hükümsüz kalması için gerekli olan süreçleri ve daha fazlasını düzenler. Bu kanuni düzenlemeler, ihtiyati haczin taraflar arasındaki haklarını ve yükümlülüklerini belirlerken, adil bir sürecin sağlanmasını amaçlar.

İhtiyati haciz kararının kanuni düzenlemesi, alacaklıların haklarını korurken, borçluların ve üçüncü kişilerin haklarını da göz önünde bulundurur. Bu düzenlemeler, adil bir denge sağlamak için özenle oluşturulmuştur ve uygulanması sırasında dikkate alınması gereken çeşitli prosedürleri ve kısıtlamaları içerir. Bu şekilde, ihtiyati haciz , alacaklıların haklarını korurken, borçluların ve üçüncü kişilerin hukuki çıkarlarını da gözetir. İhtiyati haciz sürecinde hak kaybına uğramamak bakımından sürecin en başından itibaren bir avukatın desteği önemli olacaktır.

İhtiyati Haciz Kararı Nasıl Alınır?

İhtiyati haciz, alacaklının alacağını güvence altına almak için mahkemeden talep ettiği bir geçici tedbirdir. İhtiyati haciz alınırken belirli prosedürler izlenir ve bazı koşulların yerine getirilmesi gerekir. İhtiyati haciz kararının alınma süreci genellikle şöyledir:

  • İhtiyati Haciz Talebi: Alacaklı, borçlunun alacağını ödememesi veya alacağın tehlike altında olduğu gerekçesiyle mahkemeden ihtiyati haciz talep eder. Talep genellikle alacaklı avukatı aracılığıyla mahkemeye sunulur ve talepte bulunan taraf, ihtiyati hacizin hangi varlıklara uygulanacağını ve hangi miktar teminatın gösterileceğini belirtir.
  • Mahkeme Kararı: İhtiyati haciz talebi üzerine mahkeme, talebin meşru olduğunu ve belirli koşulların yerine getirildiğini değerlendirir. Mahkeme, talep hakkında alacaklının iddialarını ve delillerini değerlendirir ve ihtiyati haciz kararını vermeye karar verir.
  • Teminat Gösterme: Mahkeme, ihtiyati haciz kararını vermeden önce alacaklının belirli bir teminat göstermesini isteyebilir. Bu teminat, ihtiyati haciz uygulanması halinde borçlunun veya üçüncü kişilerin zararlarını karşılamak için kullanılır.
  • İhtiyati Haciz Kararının Uygulanması: Mahkeme, ihtiyati haciz kararını verdiğinde, bu karar borçlunun mal varlığına uygulanır. Bu genellikle icra dairesi veya icra müdürlüğü tarafından yapılır ve borçlunun banka hesaplarına, taşınır veya taşınmaz mallarına haciz konulabilir.
  • Tebligat ve İtiraz Süreci: İhtiyati haciz kararı, borçlu veya üçüncü kişilere tebliğ edilir. Borçlu veya üçüncü kişiler, karara itiraz etme hakkına sahiptirler. İtiraz üzerine mahkeme, ihtiyati haciz kararını yeniden değerlendirir ve kararı kaldırabilir, değiştirebilir veya onaylayabilir.

Bu adımlar genel olarak ihtiyati haciz kararının alınma sürecini açıklar. Ancak her olayda, her durumda bu süreç biraz farklılık gösterebilir. Dolayısıyla, ihtiyati haciz alınırken mevzuatımızdaki kanunları ve prosedürleri dikkate alınması gerekmektedir. Bu sebepten ötürü sürecin en başından itibaren bir avukatla çalışmak en sağlıklısı olacaktır. Kadıköy avukatlık ofisi MG Hukuk olarak biz de ihtiyati haciz süreçlerinde müvekkillerimize destek olmaktayız.

İhtiyati Haciz Kararının Şartları

İhtiyati haciz alınabilmesi için belirli şartların sağlanması gerekir. İhtiyati haczin şartlarını şöyle açıklayabiliriz:

  • Ciddi Bir Alacak Hakkı: İhtiyati haciz alınabilmesi için alacaklının ciddi ve hukuken korunmaya değer bir alacağının bulunması gerekmektedir. Alacak, borçlu tarafından ödenmemiş olmalı veya alacaklının alacağının tehlike altında olduğu somut delillerle kanıtlanmalıdır.
  • Belirli ve Tutarı Belli Bir Alacak: İhtiyati haciz alınabilmesi için alacak miktarının belirlenmiş ve tutarının kesin olması gerekmektedir. Belirsiz veya kesin olmayan bir alacak için ihtiyati haciz talebinde bulunulamaz.
  • Tehlike veya Zararın İspatı: Alacaklının, alacağın ödenmeme durumunun veya alacağının tehlike altında olduğunun somut delillerle mahkemeye kanıtlanması gerekmektedir. Bu durum, alacaklının alacağını tahsil etme imkanının zorlaşması veya alacaklı lehine bir değişikliğin gerçekleşmemesi durumunda ortaya çıkabilecek zararları içerebilir.
  • Teminat Gösterme İmkânı: Alacaklının, ihtiyati haciz alabilmesi için mahkemeye belirli bir teminat göstermesi gerekmektedir. Bu teminat, ihtiyati haciz kararının borçlu veya üçüncü kişiler üzerinde olası zararlarını karşılamak amacıyla gösterilir.
  • Kanuni Yetki ve Yargı Alanı: İhtiyati haciz kararı verme yetkisi, genellikle mahkemelere aittir ve bu kararlar sadece ilgili mahkemeler tarafından alınabilir. Ayrıca, ihtiyati haciz alınabilmesi için ilgili mahkemenin yargı alanında olması gerekmektedir.

Ayrıca İİK’nın 257. Maddesi uyarınca İhtiyati Haciz Kararının şartları şöyledir:

“Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.

Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyatî haciz istenebilir:

1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;

2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;

Bu suretle ihtiyatî haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”

Bu şartlar, ihtiyati haciz kararının alınabilmesi için genel olarak geçerlidir. Ancak her olay farklılık gösterebilir, bu nedenle ihtiyati haciz alınırken mevzuata uygun hareket edilmelidir. İhtiyati haciz kararında avukatın önemi oldukça büyüktür çünkü bu süreç hukuki karmaşıklıklar içerebilir ve doğru şekilde yönetilmesi gereken bir süreçtir. İhtiyati haciz alınması genellikle bir dava veya icra takibi sürecinin başlangıcıdır. Avukat, müvekkilinin lehine olan delilleri toplamak ve dava dosyasını hazırlamakla görevlidir. MG Hukuk’a ihtiyati haciz kararına ilişkin ulaşabilirsiniz.

İhtiyati Haciz Kararının Unsurları

İhtiyati haciz kararının unsurları, İcra ve İflas Kanunu’nun 260. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak belirlenir:

“İhtiyati haciz kararında:

  1. Alacaklının ve icabında mümessilinin ve borçlunun adı, soyadı ve yerleşim yeri,
  2. Haczin ne gibi belgelere müsteniden ve ne miktar alacak için konulduğu,
  3. Haciz konulmasının sebebi,
  4. Haczolunacak şeyler,
  5. Alacaklının zararın tazminiyle mükellef olduğu ve gösterilen teminatın nelerden ibaret bulunduğu,

Yazılır.”

Bu maddeye göre ihtiyati haciz kararının unsurlarını şöyle açıklayabiliriz:

Alacaklının ve Borçlunun Bilgileri: İhtiyati haciz kararında, alacaklının (haciz talep eden kişinin) ve borçlunun (haciz konusu olan kişinin) adı, soyadı ve yerleşim yeri gibi kimlik bilgileri belirtilir. Bu, kararın taraflarını net bir şekilde tanımlamak için önemlidir.

Haczin Nedeni ve Hangi Alacak İçin Konulduğu: İhtiyati hacizde, haczin hangi belgelere dayandığı ve hangi miktar alacak için konulduğu belirtilir. Bu, hangi alacağın güvence altına alındığını ve haczin neden uygulandığını açıklar.

Haczin Sebebi: Kararda, haciz konulmasının sebebi açıkça belirtilir. Bu, genellikle borçlunun alacaklının hakkını ihlal etme veya alacaklıya zarar verme ihtimali gibi nedenleri içerir.

Haczolunacak Şeyler: İhtiyati haciz, hangi varlıkların veya hakların haczedileceği belirtilir. Bu, taşınır veya taşınmaz mal varlığı, banka hesapları, menkul değerler gibi borçlunun mülkiyetindeki herhangi bir varlık olabilir.

Alacaklının Zararın Tazmini ve Teminatın Niteliği: Kararda, alacaklının, ihtiyati haciz nedeniyle borçluya veya üçüncü kişilere verebileceği zararların tazminiyle mükellef olduğu ve gösterilen teminatın niteliği açıkça belirtilir. Bu, teminatın ne tür varlıklardan veya güvencelerden oluştuğunu ve zararın nasıl tazmin edileceğini gösterir.

İhtiyati haczin bu unsurları, kararın geçerliliğini sağlamak ve taraflar arasındaki hak ve sorumlulukları netleştirmek için önemlidir. Bu unsurların doğru bir şekilde belirlenmesi, kararın adil ve etkili bir şekilde uygulanmasını sağlar. İhtiyati Haciz Kararının unsurları yönünden sıkıntı yaşamamak için sürecin en başından itibaren İstanbul Barosu avukatlarına veya doğrudan MG Hukuk Avukatlarına ulaşabilirsiniz.

İhtiyati Haciz Kararı Nasıl Kaldırılır?

İhtiyati haczin kaldırılması, belirli yasal prosedürlerin izlenmesini gerektirir. İhtiyati haciz kararının kaldırılması için aşağıdaki yollar izlenebilir:

  1. İtiraz Yoluyla Kaldırma: İhtiyati haciz, borçlu tarafından mahkemeye yapılan bir itiraz ile kaldırılabilir. Borçlu, ihtiyati haciz kararının verildiği mahkemeye belirli bir süre içinde itiraz edebilir. İtirazda, ihtiyati haciz kararının içeriği, dayandığı sebepler, mahkemenin yetkisi ve alacaklıdan alınan teminat miktarı gibi unsurlar gerekçe olarak sunulabilir. Mahkeme, yapılan itirazı değerlendirerek karar verecektir. İtiraz kabul edilirse, ihtiyati haciz kaldırılabilir.
  2. Teminat Gösterme Yoluyla Kaldırma: Borçlu, ihtiyati haciz kararının kaldırılması için teminat gösterebilir. Teminat, genellikle nakit veya banka teminat mektubu şeklinde olabilir. Teminat gösterilmesi durumunda, mahkeme ihtiyati haciz kararını kaldırabilir ancak teminat gösterilen mal veya varlık ihtiyati hacze tabi tutulmuş olur.
  3. Süre Dolması: İhtiyati haciz, belirli bir süre geçtikten sonra kendiliğinden sona erebilir. Örneğin, alacaklının belirli bir süre içinde icra dairesine başvurmaması durumunda ihtiyati haciz kendiliğinden kalkabilir.

Bu yöntemlerden herhangi biri izlenerek, ihtiyati haczin kaldırılması sağlanabilir. Ancak bu süreçlerin yasal prosedürlere uygun olarak gerçekleştirilmesi önemlidir. Şimdi MG Hukuk İcra Avukatı olarak her birini detaylıca açıklayalım.

İhtiyati Hacze İtiraz

İhtiyatî haciz kararına itiraz ve temyiz süreci İcra İflas Kanunu’nun 265. Maddesinde detaylı olarak açıklanmıştır; borçlu veya menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler tarafından başlatılabilir:

İİK 265. Madde: “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.

Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.

Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.

İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı dâvet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı vârit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir.

İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.”

Bu süreç, haksız veya hukuka aykırı olduğu düşünülen ihtiyatî haciz kararının gözden geçirilmesini ve gerektiğinde kaldırılmasını sağlar.

İtiraz Süresi ve Şekli: Borçlu veya menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler, ihtiyatî haciz kararının kendilerine tebliğ edilmesini veya öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde mahkemeye başvurarak itirazda bulunabilirler. İtiraz dilekçesi, mahkemeye yazılı olarak sunulmalı ve itiraz eden tarafın iddialarını, gerekçelerini ve delillerini içermelidir.

Mahkeme İncelemesi: Mahkeme, yapılan itirazı değerlendirirken ihtiyatî haczin dayandığı sebepleri, mahkemenin yetkisini ve alınan teminatı göz önünde bulundurur. İtirazı kabul veya reddetme yetkisi mahkemeye aittir.

Belge ve Delil Sunumu: İtiraz eden taraf, dilekçesine dayanak oluşturan tüm belgeleri mahkemeye sunmakla yükümlüdür. Bu belgeler, itirazın temellendirilmesine ve savunmanın güçlendirilmesine yardımcı olur.

Mahkeme Kararı: Mahkeme, itiraz dilekçesini aldıktan sonra tarafları dinler ve gözden geçirme yapar. İtirazı kabul ederek ihtiyatî haczi kaldırabilir veya reddedebilir. Ancak, her iki taraf da dinlenmezse, mahkeme evrak üzerinden inceleme yaparak kararını verebilir.

İstinaf Yolu: Mahkemenin verdiği karara karşı, istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf başvurusu, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz ve öncelikle bölge adliye mahkemesi tarafından incelenir. Bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir ve istinaf yoluna başvuru süreci sona erer.

İtiraz ve temyiz sürecinde bu yasal prosedürlere ve tebligatın usulüne uyulması önemlidir. Bu süreçte bir avukattan yardım almak, hakların etkin bir şekilde savunulmasını sağlar. Kadıköy avukatlık bürosu MG Hukuk olarak ihtiyati haciz kararına itiraz süreci ile usulsüz tebligat şikayeti gibi süreçlere ilişkin müvekkillerimize hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermekteyiz.

İhtiyati Haciz Kararında Teminat

İhtiyati Haciz Kararında Teminat, İcra İflas Kanunu’nun 259. Maddesinde açıklanmıştır:

“İhtiyatî haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur.

Ancak alacak bir ilâma müstenid ise teminat aranmaz.

Alacak ilâm mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder.

Tazminat davası ihtiyatî haczi koyan mahkemede dahi görülür.”

Bu hükme göre denebilir ki; ihtiyati hacizde teminat, alacaklı tarafından talep edilen bir önlemdir ve genellikle alacaklı tarafından belirli bir miktar nakit para veya değerli bir mal olarak sağlanır. Ancak, teminatın özellikleri ve gerekliliği duruma göre değişebilir. Buna göre, ihtiyati haciz isteyen alacaklı, mahkemeden ihtiyati haciz alırken borçlunun veya üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararları karşılamak için teminat vermekle yükümlüdür. Haksız haciz durumunda, borçlu veya üçüncü kişilerin zararlarını tazmin etmek için bu teminat kullanılır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu maddesine atıf yapıldığı gibi teminat verilmesi zorunludur. Ancak, alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenitse (yani kesinleşmiş bir hükme dayanıyorsa), teminat aranmaz. Alacaklı, kesinleşmiş bir hükmü temel alarak ihtiyati haciz talep ediyorsa, teminat göstermesi gerekmez. Mahkeme, alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya dayanan ihtiyati haciz talebinde teminatın gerekip gerekmediğine karar verir.

Tazminat davası, ihtiyati haciz kararını veren mahkemede görülür. Bu durumda, zarar gören kişiler, ihtiyati hacizle uğradıkları zararların tazmin edilmesi için dava açabilirler. Bu süreçte, ihtiyati haciz veren mahkeme, tazminat talebini değerlendirir ve gerekirse zarar gören kişilere tazminat ödenmesine hükmedebilir.

İhtiyati haciz, alacaklının hakkını korumak için borçlu veya mal varlığının üzerinde bir hak iddia eden kişi aleyhine alınan bir tedbirdir. Ancak, ihtiyati haciz kararı alınırken, borçlu veya mal varlığının üzerindeki kişinin haklarının da korunması gereklidir. Bu nedenle, ihtiyati haciz genellikle teminat şartına bağlanır.

Teminat, ihtiyati haciz kararının uygulanmasının getirdiği olası zararlara karşı alacaklının güvence altına alınmasını sağlar. Alacaklının zararının tazmini için önceden belirlenmiş bir miktar veya değerli bir mal temin edilir. Teminat, ihtiyati haciz kararının uygulanmasının ardından olası haksızlık veya zarar durumlarında borçlu veya mal varlığının sahibinin zararını karşılamak amacıyla kullanılır.

İhtiyati haciz kararında teminat şartı, alacaklının haklarını korurken aynı zamanda borçlu veya mal varlığının üzerindeki kişinin hukuki güvencesini de sağlar. Bu sayede, ihtiyati haciz kararının uygulanmasıyla ortaya çıkabilecek haksızlıkların veya zararların önüne geçilir ve adil bir denge sağlanmış olur. Bu nedenle, ihtiyati haciz kararı alınırken teminat şartının önemi büyüktür ve yasal düzenlemelerde genellikle bu husus açıkça belirtilir. İhtiyati haciz kararında teminata ilişkin daha detaylı bilgi sahibi olmak için İstanbul Barosu avukatlarına veya doğrudan MG Hukuk Bürosu’na ulaşabilirsiniz.

İhtiyati Haciz Kararının Teminat ile Kaldırılması

İhtiyati haczin teminat ile kaldırılması, genellikle ihtiyati haczin yerine getirilmesi amacıyla belirli bir güvence veya teminat gösterilerek gerçekleştirilir. Bu süreç, ihtiyati haczin kaldırılmasını sağlarken aynı zamanda alacaklının haklarını korur. İhtiyati haczin teminat ile kaldırılması durumunda, haciz konulan şeylerin üzerindeki haciz tamamen kaldırılır, ancak teminat gösterilen şey ihtiyaten haczedilmiş olur. Bu süreç, İcra ve İflas Kanunu’nun ilgili maddelerinde düzenlenmiştir.

İcra ve İflas Kanunu’nun 263. maddesine göre, borçlu veya üçüncü kişi, haczolunan malların değeri kadar teminat göstererek bu malların kendisinde veya üçüncü kişide kalmasını sağlayabilir. Bu teminat, nakit para, ayın olarak verilen değerler, depo edilen mallar, kabul edilecek rehin veya esham ve tahvilat veya taşınır ve taşınmaz rehin veya banka kefaleti şeklinde olabilir. Teminat göstermek suretiyle ihtiyati haczin kaldırılması talep edilirken, teminatın borç ve masraf tutarını aşmaması gereklidir.

İcra ve İflas Kanunu’nun 266. maddesi ise, borçlunun ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden istemesi durumunu düzenler. Borçlu, para, rehin, esham, tahvilat depo etme veya taşınmaz rehin veya banka kefaleti gösterme yoluyla ihtiyati haczin kaldırılmasını talep edebilir. Ancak, takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer.

Uygulamada genellikle nakit teminat veya banka teminat mektubu ile ihtiyati haczin kaldırılması tercih edilir. Banka teminat mektubu, bir bankanın müşterisi adına belirli bir tutarda teminat verdiğini belirten ve üçüncü bir kişiye verilmek üzere hazırlanan bir güvence belgesidir.

İhtiyati haczin kaldırılması için mahkemeye başvurulurken, ihtiyati haciz kararının alındığı mahkeme veya takibin başlatıldığı icra mahkemesine talepte bulunulması gerekmektedir. Bu süreçte, teminatın doğru bir şekilde gösterilmesi ve gerekli belgelerin sunulması önemlidir. Mahkeme, teminatın yeterli olduğunu ve ihtiyati haczin kaldırılmasını uygun gördüğünde, kararını buna göre verir. İhtiyati haczin teminat ile kaldırılmasına ilişkin daha detaylı bilgi sahibi olmak için İstanbul Barosu avukatlarına veya doğrudan MG Hukuk Bürosu’na ulaşabilirsiniz.

İhtiyati Haciz Kararının Süre Yoluyla Kaldırılması

İhtiyati haciz kararının süre nedeniyle kaldırılması, alacaklı tarafından belirli bir süre içinde icra dairesine başvuruda bulunulmaması durumunda gerçekleşir. İcra ve İflas Kanunu’nun ilgili maddeleri, bu süreye ilişkin kuralları belirler. İhtiyati haciz kararının kaldırılması için izlenen süre yolu şu şekilde işler:

Başvuru Süresi: İhtiyati haciz kararının verilmesinden itibaren alacaklı, kararın verildiği mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesine on gün içinde başvuruda bulunmak zorundadır. Bu süre, ihtiyati haciz kararının alındığı tarihten itibaren başlar.

İcra Talebi: Alacaklı, belirlenen on günlük süre içinde icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının infazını talep etmelidir. İcra dairesine yapılan bu başvuru, kararın kesinleşmesi ve uygulanması için gerekli adımlardan biridir. Süre içinde yapılmayan icra talebi, ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmasına neden olur.

İcra ve İflas Kanunu’nun 261/1. maddesi, alacaklının bu süreye uyması gerektiğini açıkça belirtir. Eğer alacaklı belirlenen on günlük süre içinde icra dairesine başvuruda bulunmazsa, ihtiyati haciz kararı kendiliğinden hükümsüz hale gelir.

Bu süreçte alacaklının, İcra ve İflas Kanunu’nun 264. maddesinde belirtilen tamamlayıcı merasim sürelerine ve şartlarına da uygun şekilde işlemlerini gerçekleştirmesi gerekmektedir. Tamamlayıcı merasim sürelerine uyum sağlanamaması halinde, ihtiyati haciz kararı hükümsüz kalabilir. Tamamlayıcı merasim süreleri, ihtiyati haciz kararının kesinleştirilmesi ve uygulanması için gerekli olan ek prosedürlerdir. İhtiyati haczin süre yoluyla kaldırılmasına ilişkin daha detaylı bilgi sahibi olmak için İstanbul Barosu avukatlarına veya doğrudan MG Hukuk Bürosu’na ulaşabilirsiniz.

İhtiyati Haczi Tamamlayan Merasim

İhtiyatî haczi tamamlayan merasim, İcra ve İflas Kanunu’nun 264. maddesinde belirtilen prosedürlerin yerine getirilmesini içerir. Bu maddeye göre ihtiyatî haciz yaptıran alacaklı, belirli şartlara uyarak haciz kararının geçerliliğini ve etkinliğini sürdürmek zorundadır:

  • Takip Talebinde Bulunma veya Dava Açma Yükümlülüğü: İhtiyatî haciz kararı alacaklıya tebliğ edildikten sonra, alacaklı yedi gün içinde ya icra takibi için gerekli talebi yapmak ya da dava açmak zorundadır. Bu süre içinde takip talebinde bulunulmaz veya dava açılmazsa, ihtiyatî haciz kararı otomatik olarak hükümsüz hale gelir.
  • Ödeme Emrine İtiraz Durumunda İtirazın Değerlendirilmesi: İcra takibi sırasında borçlu ödeme emrine itiraz ederse, bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ edilir. Alacaklı, bu itiraza karşı yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemek veya mahkemede dava açmak zorundadır. İtirazın kaldırılması talebi reddedilirse, alacaklı yedi gün içinde dava açmakla yükümlüdür.
  • Alacak Davasının Mahkemede Görülmesi Durumunda: İhtiyatî haciz, alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuş veya alacaklı mahkemede dava açmışsa, alacaklı, esas hakkında verilecek hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde takip talebinde bulunmak zorundadır.
  • Müddetlerin Geçmesi veya Vazgeçme Durumunda: Alacaklı, belirlenen süreleri geçirirse, davasından veya takip talebinden vazgeçerse, takip talebi kanuni müddetlerin geçmesiyle düşerse veya davası haksız çıkarsa, ihtiyatî haciz hükümsüz hale gelir ve ilgili taraflara bildirilir.
  • Ödeme Emrine İtirazın Kaldırılması Durumunda: Borçlu, ödeme emrine itiraz etmez veya itirazı icra mahkemesince kesin olarak kaldırılır veya iptal edilirse, ihtiyatî haciz kendiliğinden icrai hacze dönüşür.

İhtiyatî haczi tamamlayan merasimler, ihtiyatî haciz kararının yasal süreler içinde ve belirlenen şartlara uygun olarak uygulanmasını sağlar, böylece alacaklının haklarının korunmasını ve ihtiyatî haciz kararının geçerliliğini sürdürmesini temin eder. İhtiyati haczi tamamlayan merasime ilişkin daha detaylı bilgi sahibi olmak için İstanbul Barosu avukatlarına veya MG Hukuk Bürosu’na ulaşabilirsiniz.

İhtiyati Haciz Kararı Sebepli Tazminat Davası

İhtiyati haciz sebepli tazminat davası, ihtiyati haciz kararının haksız veya hatalı olduğunu iddia eden borçlu veya üçüncü kişiler tarafından açılan bir davadır. Bu dava, ihtiyati haciz nedeniyle uğranılan zararların tazmini amacıyla mahkemeye başvurulur. İhtiyati haciz kararıyla zarara uğrayan taraf, zararının tazmin edilmesini talep eder ve bu talebi mahkemeye sunduğu dava ile belirtir. İhtiyati haciz kararı sebepli tazminat davası genellikle iki aşamada incelenir:

Zararın Varlığının ve Miktarının İspatı: Davayı açan taraf, ihtiyati haciz kararının haksız veya hatalı olduğunu iddia ederken, bu kararın neden olduğu zararın varlığını ve miktarını ispatlamakla yükümlüdür. Zararın varlığı, genellikle belgeler ve delillerle desteklenir. İhtiyati haciz kararının yanlış veya haksız olduğu durumlar, genellikle borçlunun veya üçüncü kişilerin yaşadığı finansal kayıplar veya itibar kaybı gibi somut zararlara dayanır.

Tazminat Talebinin Değerlendirilmesi: Mahkeme, ihtiyati haciz kararının sebep olduğu zararın tazmin edilmesine karar verip vermeme konusunda tarafların sunduğu delilleri ve argümanları değerlendirir. Eğer mahkeme, ihtiyati haciz kararının haksız veya hatalı olduğuna ve bu nedenle zararın meydana geldiğine hükmederse, zararın tazmini için bir karar verir. Bu karar genellikle zararın miktarını ve hangi tarafın ne kadar tazminat ödemesi gerektiğini belirler.

İhtiyati haciz kararı sebepli tazminat davası, ihtiyati haciz kararının doğruluğu veya haksızlığı konusunda bir tür düzeltme veya telafi mekanizması sağlar. Bu dava, mahkeme kararlarının hatalı veya haksız olduğu durumlarda adaletin sağlanmasına yardımcı olur ve zarar gören tarafların korunmasını amaçlar. Kadıköy hukuk bürosu MG Hukuk olarak müvekkillerimize haksız ihtiyati haciz sebebiyle açılan tazminat davasına ilişkin hukuki danışmanlık ve etkin avukatlık hizmeti vermekteyiz.

İhtiyati Haciz Kararında Yetkili ve Görevli Mahkeme

İhtiyati haciz kararında yetkili ve görevli mahkeme, genellikle ihtiyati haciz talebinin yapıldığı mahkemedir. İhtiyati haciz talebi genellikle alacaklı tarafından ilgili davanın görüldüğü veya ilgili icra takibinin yürütüldüğü mahkemeye yapılır. Bu nedenle, yetkili ve görevli mahkeme, ihtiyati haciz talebinin mahkemeye sunulduğu mevcut davanın veya icra takibinin yürütüldüğü yerde bulunur.

İhtiyati haciz verilmesi için öncelikle alacaklı tarafından ilgili mahkemeye başvuru yapılmalıdır. Bu başvuru, genellikle alacaklı tarafından ilgili dava dosyasına ek bir talep olarak sunulur veya ayrı bir ihtiyati haciz başvuru dosyası olarak mahkemeye sunulabilir. Başvuruda, ihtiyati haciz talebinin gerekçesi ve dayanakları detaylı bir şekilde açıklanır.

İhtiyati Haciz Kararı

Yetkili ve görevli mahkeme, ihtiyati haciz talebini inceleyerek karara bağlar. Karar genellikle ihtiyati haciz talebinin uygunluğuna ve haklılığına ilişkin olur. Mahkeme, ihtiyati haciz kararı verirken ilgili yasal düzenlemeleri ve delilleri dikkate alır.

İhtiyati haciz kararına itiraz veya teminat gösterme gibi süreçler de yine ilgili mahkemede yürütülür. Bu süreçlerde de mahkeme, ihtiyati haciz kararının geçerliliğini ve uygunluğunu değerlendirir. Özetle, ihtiyati haciz kararında yetkili ve görevli mahkeme, ihtiyati haciz talebinin yapıldığı veya ilgili davanın görüldüğü mahkemedir. Bu mahkeme, ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi ve karara bağlanması sürecini yönetir.

İhtiyati Haciz Kararı Talep Dilekçesi Örneği

İhtiyati haciz kararı talep dilekçesi, alacaklının borçlunun mal varlığını dondurma amacıyla mahkemeden talep ettiği resmi bir belgedir. İhtiyati haciz talep dilekçesi, doğru bir şekilde hazırlanmalı ve hukuki terminolojiye hâkim olunmalıdır. Bu noktada, avukatın profesyonel yardımı, başvurulan mahkeme veya yargı mercii nezdinde daha etkili bir talep oluşturulmasına yardımcı olabilir.

Genellikle İhtiyati haciz talebi dava dilekçesine ek olarak verilir, istemlerin içerisinde geçer. Sizlere örnek teşkil etmesi bakımından İhtiyati haciz kararı için talep dilekçesinden bir parça verelim:

“Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Alacağımız için borçlunun borcunu karşılayabilecek derece de taşınır, taşınmaz malları ve 3.kişilerdeki hak ve alacakları, maaşları üzerine öncelikle teminatsız olarak, mahkemeniz aksi takdirde ise mahkemenizce takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasına,

2-Masrafların davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ederiz.”

İhtiyati haciz için talep dilekçesi ve diğer süreçler için Kadıköy Avukat Mete Gençer Hukuk Bürosuna ulaşabilirsiniz.

İhtiyati Haciz Kararı İtiraz Dilekçesi Örneği

İhtiyati haciz kararı konusunda verilen karara itiraz dilekçesi, hukuki bir belge olup davanın seyrini etkileyebilir. Hukuk dilini bilmeyen bir bireyin bu süreçte karşılaşabileceği zorluklar göz önüne alındığında, bir avukatın desteği büyük bir öneme sahiptir. Avukatlar, müvekkillerine yasal konularda rehberlik ederek, itiraz sürecinde doğru adımları atmalarını sağlarlar. Ayrıca, avukatlar hukuki argümanları düzenleyip etkili bir şekilde ifade ederek, mahkeme sürecinde müvekkillerinin lehine sonuçlar almasına yardımcı olurlar. Sizlere örnek teşkil etmesi bakımından İhtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinden bir parça verelim:

“Yukarıda açıklanan nedenlerle, iş bu itirazlarımızın kabulü ile, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, icra takibine itiraz etmemiz ve alacaklıya karşı tazminat ve menfi tespit davası açacak olmamız nedeniyle itiraz ve davalarımız sonuçlanıncaya kadar teminatın tedbiren alacaklıya ödenmemesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa karşı yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla vekaleten arz ve talep ederim.”

İhtiyati haciz kararına itiraz dilekçesi ve diğer süreçler için Kadıköy avukatlık ofisi MG Hukuk Bürosuna ulaşabilirsiniz.

İhtiyati Haciz Kararına İlişkin Emsal Yargı Kararları

Kadıköy icra avukatı olarak yargıdaki ihtiyati haciz sürecine dair emsal Yargıtay ve İstinaf kararlarını aşağıda paylaşıyoruz. Davanızda hak kaybı yaşamamak ve etkin savunma için tecrübeli avukatlardan destek alınmasını tavsiye ederiz.

İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 10.04.2020 T. 454/463

“Talep edenin üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiği, borçlu üzerine kayıtlı taşınmaz taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığından taşınmaz üzerine üçüncü kişilere devrin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir kararının verilemeyeceği- İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmediği, yaklaşık ispat için delil sunulmasının yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesinin aranmadığı;

Ağır Ceza mahkemesinin verdiği resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı, ( HAGB kararı olup maddi hukuk anlamında kesinleşmemiştir ), icra mahkemesince verilen tazminat ve para cezasının haksız olduğuna ilişkin yaklaşık ispata yeterli ise de bayilik sözleşmesinden kaynaklı alacağın varlığı yargılamayı gerektirmekte olup yapılacak yargılama sonunda alacağın varlığı ve muacceliyetinin belirleneceği- İcra mahkemesince alacaklıya uygulanan tazminat ve para cezası bakımından alacağın varlığı dosyaya sunulan belgelerle yaklaşık olarak ispatlanmadığından ihtiyati haciz şartları oluşmakla talebin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği…”

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/5365 E., 2018/497 K.

“İhtiyati haciz talep eden vekili, açmış olduğu alacak davası ile ihtiyati haciz talep etmiş, ihtiyati haciz talebi mahkemece reddedilmiştir. Dosyaya sunulan sözleşme, fatura, teslim tutanağı gibi deliller borcun varlığı konusunda yaklaşık ispat için yeterlidir. İ.İ.K.’nun 257/I maddesi uyarınca alacağın muaccel olması halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.

 İhtiyati haciz talep eden vekilince keşide edilen ihtarname aleyhine ihtiyati haciz istenene tebliğ edildiğinden, mahkemece, yaklaşık ispat kuralı gözetilerek sunulan belgelere göre ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar vermesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.”

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/11933 E., 2016/1553 K.

“Talep, bireysel kredi sözleşmesine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İİK’nın 257/1. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para alacağı için ihtiyati haciz istenebilir. Bu nedenle ihtiyati haciz talebi yerindedir.

İhtiyati haciz isteyen banka alacağı hesabın kat edilmesiyle muaccel hale gelmiş ve keşide edilen ihtarname de tebliğ edilmiştir. İhtiyati haciz kararı icra takip işlemi olmayıp, yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce uygulanan ihtiyati tedbir benzeri ancak daha etkili bir tedbir işlemi olup, verilen ihtiyati haciz kararı ile kesin bir alacak tutarı hüküm altına alınmış olmaz.

Mahkemece ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunun kabulü ile hesap kat ihtarnamesinde belirtilen 47.342,45 TL alacak için ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle talebin reddinde isabet görülmemiştir.”

İdare ve icra hukukundaki sık değişiklikleri göz önünde bulundurursak ihtiyati haciz kararının süreçleriyle ilgili uygulamada sıklıkla rastlanan hatalardan dolayı kayıplar yaşamamanız için sürecin başından itibaren mutlaka hukuki destek almanızı tavsiye ederiz. Kadıköy avukatı MG Hukuk bürosuna veya İstanbul Barosu avukatlarına icra davaları avukatlığı kapsamında ihtiyati haciz kararı için başvurabilirsiniz. Vicdanen haklı ve doğru olmak bir davada sizi kurtarmayacaktır, önemli olan bu durumu yasal şartlarda ispatlamak, savunmak ve doğru yasal adımları atmaktır.

İstanbul İhtiyati Haciz Kararı Dosyalarınız İçin Avukatlarımıza Ulaşın

MG Hukuk 2015 yılından bugüne pek çok icra ve dava dosyasında hizmet vermiş olup, şirketlere hukuki danışmanlık yapmaktadır. Kadıköy avukatlık ve patent vekilliği faaliyeti yapan ve İstanbul’da yer alan MG Hukuk Bürosu İstanbul icra avukatı; İhtiyati Haciz Kararı, ilamsız icra takibi, tahliye davaları, icra davaları ve ilgili davalar için danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermektedir.

2013 yılında kuruluşundan bugüne çalışmalarına devam eden MG Hukuk Bürosu’na ve İstanbul İhtiyati Haciz Kararına dair süreçlerde icra avukatı kadromuz için bizlere ulaşabilirsiniz.

İstanbul İcra Hukuku Avukatlık Hizmeti Almak İçin Ne Yapılmalıdır?

Önemle belirtmemiz gerekir ki her dava dilekçesi, itiraz dilekçesi, sözleşme ve hukuki sürece hazırlanırken mutlaka dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Bu hususlardan birinin eksik olması durumunda sonuç aleyhinize olabilecektir. Bu nedenle hukuken alanında uzman İstanbul icra hukuku avukatından yardım almanızı önermekteyiz. Kadıköy avukatlık, marka ve patent vekili ve uzman icra hukuku kadrosuna sahip MG Hukuk Bürosu olarak sizlere yardımcı olmak isteriz. Ayrıca İstanbul Barosu avukatlarına ulaşabilir veya Kadıköy hukuk davaları vekillik hizmeti için büromuzla irtibata geçebilirsiniz.

Yukarıda makalede belirtilen “İhtiyati Haciz nedir, İhtiyati Haciz Kararında teminat, İhtiyati Haciz nasıl kaldırılır, İhtiyati Haciz Kararına itiraz” ve diğer icra hukuku konularıyla ilgili daha detaylı bilgi alabilmek için, hukuk büromuzun icra avukatı ile iletişime geçerek danışmanlık hizmeti alabilirsiniz.

Saygılarımızla,
Kadıköy Avukat Mete GENÇER

NOT:
Bu internet sitesindeki her türlü bilgi İstanbul Barosuna kayıtlı MG Hukuk Bürosu tarafından yalnızca bilgilendirme amacıyla, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirtilen ilgili düzenlemeleri uyarınca hazırlanmıştır.

Kadıköy Hukuk Bülteni Avukatı

Hukuk Bülteni alanında avukat uzmanlığının kazanılması için avukatın Hukuk Bülteni alandaki davaları takip etmesi, Hukuk Bülteni seminerlerine katılarak, hukuksal olarak yargı içtihatları ve güncel Hukuk Bülteni ile ilgili yargıtay kararlarını takip etmesi gereklidir. Hukuk Bülteni alanındaki suç sayısı oldukça fazla olduğu için; Hukuk Bülteni Avukatı uzmanlık gerektiren bir alandır.

Kadıköy Hukuk Bülteni konusunda, Kadıköy Hukuk Bülteni Avukatları tarafından hazırladığmız tüm makalelere Hukuk Bülteni makalelerini aşağıda bulabilirsiniz.

Okumuş olduğunuz bu makale yazısı genel hatlarıyla ele alnır tarzda Hukuk Bülteni kategorisinde Kadıköy Hukuk Bülteni avukatı tarafından yazılmıştır. Makale içeriği ile ilgili size özel detaylı bilgi için büromuzla ya da avukat bir meslektaşımız ile görüşmenizi tavsiye ederiz. Bizlerle iletişime geçmek isterseniz; İletişim için tıklayınız.

Kadıköy Hukuk Bülteni avukatı tarafından bilgilendirilmek ya da konu ile alakalı sorularınız varsa AVUKAT SOR sayfamızdan bizelere sorunuzu iletebilirsiniz. Hukuk Bülteni de dahil tüm tüm makalere buradan ulaşabilirsiniz.